<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!--RSS generated by Flaimo.com RSS Builder [2009-11-29 13:08:03]-->
<rss version="2.0"><channel><docs>http://salihagrak.mylivepage.com</docs><link>http://salihagrak.mylivepage.com</link><description>salihagrak :: MyLivePage</description><title>salihagrak</title><image><title>salihagrak</title><url>http://avatar007.mylivepage.com/chunk7/77827/28.jpg</url><link>http://salihagrak.mylivepage.com</link><description>salihagrak :: MyLivePage</description></image><category>Other</category><ttl>60</ttl><item><title>GENÇLER VE ALKOL ÜZERİNE BİLDİRGE</title><link>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/4958/GEN%C3%87LER%20VE%20ALKOL%20%C3%9CZER%C4%B0NE%20B%C4%B0LD%C4%B0RGE</link><description>&lt;p&gt;GENÇLER VE ALKOL ÜZERİNE BİLDİRGE &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(21 Şubat 2001 tarihinde Stokholm'de kabul edildi) &#13;
Stokholm 19-21 Şubat 2001&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Üye devletler tarafından 1995 yılında kabul edilen, Alkol ile İlgili Avrupa Şartı, bölgedeki bütün insanların sağlığınıve esenliğini geliştirmek ve korumak için yol gösterici ilkeler ve amaçlar ortaya koyar. Bu bildirge, çocukları ve gençleri alkollü içki kullanma baskılarından korumayı ve alkolün onlara dolaylı veya dolaysız zarar vermesini azaltmayı amaçlar. Bu bildirge Alkol ile İlgili Avrupa Şartı'nın beş ilkesini yeniden onaylar. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1.    Bütün insanların kazalardan, şiddetten ve alkol tüketiminin diğer olumsuz sonuçlarından korunmuş bir aile, toplum ve iş yaşamına sahip olma hakkı vardır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2.    Bütün insanların alkol tüketiminin sağlık, aile ve toplum üzerine etkileri konusunda yaşamın erken dönemlerinde başlayan, doğru ve tarafsız bilgi ve eğitim alma hakkı vardır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3.    Bütün çocukların ve adolesanların, alkol tüketiminin olumsuz etkilerinden ve olanakların elverdiği ölçüde alkollü içki reklamlarından arındırılmış bir çevrede büyümeye hakları vardır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;4.    Tehlikeli veya zarar verici boyutta alkol tüketen bütün insanların ve onların aile üyelerinin tedavi  ve bakıma ulaşma ve  alma hakları vardır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;5.    Alkol tüketmek istemeyen veya sağlık sorunları ya da diğer nedenlerle alkol tüketemeyen herkesin içmek için zorlanmamaya ve alkol kullanmama davranışlarının desteklenmesine hakları vardır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; Gerekçe &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sağlık ve esenlik her insanın temel hakkıdır. Çocukların ve gençlerin sağlık ve esenliğini korumak ve geliştirmek, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi' nin merkezini, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)'nün SAĞLIK-21  politik çerçevesinin ve UNICEF misyonunun da yaşamsal öneme sahip bir parçasını oluşturur. Gençler ve alkol ile ilişkili olarak, DSÖ Avrupa 2000 - 2005 Alkol Eylem Planı; gençleri alkol kullanmaya yönelik baskılardan korumak ve alkol ile ilişkili zararların yaygınlık ve derinliğini azaltmak için; ev, eğitim kurumları, işyeri ve yerel toplumda destekleyici çevrelerin sağlanması gerektiğini belirtir. Dahası, gençlik ve alkol konusunu politik gündeme taşımak için büyük bir fırsat yaklaşmaktadır. Sekreteryasını UNICEF'in yaptığı Eylül 2001 tarihinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Çocuklar Üzerine Özel Oturumu için dünyadaki bütün devletler hazırlık yapmaktadırlar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gençlik Çevresi &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Medya ve pazarların küreselleşmesi, genç insanların algılarını, seçimlerini ve davranışlarını gittikçe daha fazla şekillendirmektedir. Bugün bir çok genç daha büyük fırsatlara  ve harcanabilir gelire sahiptir ancak bu gençler tüketim ürünleri ve alkol gibi zararlı potansiyele sahip maddeler söz konusu olduğunda daha da saldırgan hale gelen satış ve pazarlama tekniklerine karşı daha savunmasızdırlar. Aynı zamanda, serbest pazar hakimiyeti bir çok ülkede var olan halk sağlığı güvenlik ağlarını kemirmiş ve gençler için olan sosyal yapıları zayıflatmıştır. Hızlı sosyal ve ekonomik değişim, sivil çatışmalar, yoksulluk, evsizlik ve yalnızlık alkol ve uyuşturucuların bir çok gencin yaşamında önemli ve yıkıcı bir rol oynama olasılığını arttırmıştır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; İçme eğilimleri &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; Çocuklar arasında alkol deneyimi artışı, özellikle adolesan ve genç erişkinler arasında içki alemi ve sarhoşluk gibi yüksek riskli içme tarzının fazlalaşması ve alkol ile psikoaktif maddelerin (çoklu ilaç kullanımı) birlikte alınması gençlerin içme tarzlarındaki ana eğilimlerdir. Gençlerde alkol, tütün ve yasadışı ilaç kullanımı arasında belirgin ilişki bulunmaktadır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; Gençlerin alkol tüketiminin maliyeti &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; Gençler kendilerinin veya diğer insanların alkol tüketiminden kaynaklanan fiziksel, duygusal ve sosyal zararlanmalara karşı daha korunmasızdırlar. Yüksek riskli içme tarzı, şiddet, güvenli olmayan cinsel davranış,trafik kazaları ve diğer kazalar, kalıcı sakatlık ve ölüm arasında güçlü ilişki vardır. Gençler arasında alkol ile ilgili sorunların yol açtığı sağlık, sosyal ve ekonomik maliyetler topluma önemli bir yük getirmektedir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; Halk sağlığı &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; Alkol ve diğer psikoaktif maddelerin kulanımı bugün bir çok gencin sağlığını ve esenliğini ciddi bir şekilde tehdit etmektedir Halk sağlığı açısından mesaj açıktır: alkol tüketimi için bilimsel olarak kanıtlanmış güvenli bir sınır yoktur, özellikle de çocuklar ve adolesanlar gibi en hassas gruplar için. Bir çok çocuk, aynı zamanda, başkalarının, özellikle aile üyelerinin; ailenin dağılması, ekonomik ve duygusal yoksulluk, ihmal, istismar, şiddet ve olanak kaybı ile sonuçlanan; alkol tüketimlerinin kurbanıdır. Alkol ile ilgili halk sağlığı politikalarının, ticari çıkarlarla etkileşmeden, halk sağlığı çıkarları gözetilerek formüle edilmesine ihtiyaç vardır. İlgilenilmesi gereken ana kaynaklardan bir tanesi alkollü içki endüstrisi ve eğlence sektörünün yoğun promosyon ve sponsorluk yoluyla spor ve gençlik kültürünün ticarileştirilmesine yönelik çabalarıdır. &#13;
                                                                              BİLDİRGE&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu bildirge ile biz, DSÖ Avrupa Gençlik ve Alkol Üzerine Bakanlar Konferansı katılımcıları; gençlerin iyi kalitede bir yaşamın ve iş, dinlence, aile ve toplum yaşamları bağlamında dolu bir geleceğin tadını çıkarmalarını sağlamak üzere; bütün üye devletleri, hükümetler arası ve hükümet dışı organizasyonları ve ilgili tarafları, taraftar olmaya ve gençlerin sağlık ve esenliği için yatırım yapmaya çağırıyoruz. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; Gençlere yönelik alkol politikaları, geniş bir toplumsal politikanın parçası olmalıdır çünkü gençler arasındaki alkol tüketimi büyük bir oranda daha geniş bir yetişkin toplumun tutum ve davranışlarının bir yansımasıdır. Genç insanlar bir kaynaktırlar ve alkol ile ilgili problemlerin çözümüne olumlu katkı yapabilirler.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; Avrupa 2000-2005 Alkol Eylem Planı' ında çerçevesi çizilen geniş toplumsal politikayı tamamlamak üzere şimdi genç insanlar için spesifik hedefler, politika ölçütleri geliştirmek ve aktiviteleri desteklemek gerekmektedir. Üye devletler, kendi farklı kültürleri, sosyal, yasal ve ekonomik koşulları ile uyumlu olarak:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; 1.    Aşağıda yer alan hedefleri belirleyeceklerdir. Bu hedeflere 2006 yılında ulaşılmalıdır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(a) alkol tüketmeye başlayan gençlerin sayısını önemli ölçüde azaltmak;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(b) gençlerin içkiye başlama yaşını geciktirmek; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(c) genç insanlar arasında, özellikle adolesan ve genç erişkinlerde yüksek riskli alkol tüketiminin meydana gelmesini ve sıklığını önemli ölçüde azaltmak;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(d) alkol ve ilaç kullanımına karşı anlamlı seçenekler sunmak ve/veya bu seçenekleri çoğaltmak ve genç insanlar ile çalışanların eğitim ve becerilerini arttırmak; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(e) genç insanların, gençlerin sağlığı ile ilgili özellikle alkol  ile ilişkili politikaların oluşturulmasında  yer almalarını daha fazla sağlanmak; (f)  genç insanları alkol konusunda daha fazla eğitmek; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(g) özel olaylara vurgu yapılarak, alkolün teşvik edilmesi, bedava dağıtımı, reklamları, sponsorlukları ve kolay ulaşılabilirlik durumları ile ilişkili olarak gençlerin içmeleri yönünde yapılan baskıları azaltmak; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(h) yasa dışı alkol satışına karşıt hareketleri desteklemek;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(i)  özellikle alkol problemi olan genç insanlar ve / veya alkol bağımlısı ebeveynler veya aile üyeleri için, sağlık ve danışma hizmetlerine ulaşımı sağlamak ve / veya arttırmak; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(j)  özellikle genç insanların yaşadığı kazalar, tecavüzler ve şiddet gibi alkole bağlı zararları önemli ölçüde azaltmak. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2.                  Dört geniş alandaki etkili alkol politikası önlemlerini bir arada geliştireceklerdir. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;•          Korunmayı sağlamak: Alkolün teşviki ve sponsorluğunun etkilerinden çocukları ve adolesanları koruyacak önlemleri güçlendirmek. Üreticilerin alkol ürünlerinde çocukları ve adolesanları hedef almamalarını sağlamak. Alkole ulaşabilme, en küçük yaş ve ekonomik önlemler, yaşı gelmeden içme davranışını etkileyen fiyatlandırma dahil göz önüne alınarak alkolün bulunabilmesini kontrol etmek. Ebeveynleri veya aile üyeleri alkol bağımlısı olan veya kendisinin alkol ile ilişkili problemleri olan çocuklar ve adolesanlar için korunma ve destek sağlamak. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;•          Eğitimi teşvik etmek: Özellikle gençler arasında alkolün etkileri konusunda duyarlılığı arttırmak. Eğitim kurumları, işyerleri, gençlik kuruluşları ve yerel toplum gibi ortamlarda alkol ile ilgili konuları içeren sağlığın geliştirilmesi programları oluşturmak. Bu programlar; ebeveynleri, öğretmenleri, akranlarını ve gençlik liderlerini, genç insanlara yaşam becerilerini öğrenme  ve uygulamada yardım edebilecek duruma getirmeli ve sosyal baskı ve risk yönetimi konularını içermelidir. Dahası, genç insanlar, toplumun önemli üyeleri olarak, sorumluluk almaya yetkili kılınmalıdır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;•          Çevreyi desteklemek: İçme kültürüne karşıt seçeneklerin teşvik ve tercih edildiği olanaklar yaratmak. Genç insanların sağlık ve esenliğinin geliştirilmesinde ailenin rolünü geliştirmek ve teşvik etmek. Okulların ve eğer mümkün ise diğer eğitim kurumlarının alkolden arınmış çevreler olmasını sağlamak.  &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;•          Zararı azaltmak: Alkol tüketiminin birey, aile ve toplum için olumsuz sonuçlarının daha fazla anlaşılmasını sağlamak. İçki içilen ortamda, alkol servisi yapılmasından sorumlu olanların eğitimini sağlamak, ve küçüklere ve alkolden etkilenmiş kişilere alkol satılmasını yasaklayan düzenlemeler yapmak ve uygulatmak. Alkollü araba kullanma ile ilgili düzenlemeleri ve cezaları uygulatmak. Diğer insanların veya kendilerinin alkol kullanması nedeniyle sorunlar yaşayan genç insanlar için uygun sağlık ve sosyal hizmetler sağlamak.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3.                  Hedeflere ulaşmaya ve stratejileri uygulamaya yönelik kapsamlı sistem kuracaklardır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;•          Genç nüfusun farklı kesimlerinde alkol tüketimi ve bununla ilgili zararları azaltacak hedeflerle ve genç insanlarla birlikte ülke çapında kapsamlı plan ve stratejiler geliştirerek politik karar oluşturmak ve bunlarla ilgili gelişmeleri (genç insanlarla birlikte) değerlendirmek. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;•          Uygun yerel ağlar aracılığı ile özellikle genç insanlar ile ortaklıklar geliştirmek. Genç insanlara bir kaynak olarak bakmak ve yaşamlarını etkileyecek kararların oluşturulmasına genç insanların katılmasını sağlayacak olanakları teşvik etmek. Eşitsizliklere - özellikle sağlıkta - özel bir vurgu yapılmalıdır. •          Alkol, tütün, ilaçlar ve diğer ilgili konular bağlamında genç insanlar tarafından yaşanan sosyal ve sağlık problemlerini işaret eden kapsamlı bir yaklaşım geliştirmek. Sürdürülebilir ve daha etkili bir politika sağlamak üzere ulusal ve yerel düzeyde sektörler arası yaklaşımı teşvik etmek. Genç insanların sağlığı ve esenliğinin geliştirilmesi sırasında onların değişen sosyal ve kültürel özelliklerini ve bilhassa özel ihtiyaçları olan grupları dikkate almak. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;•          Üye ülkeler arasında uluslararsı eşgüdümü kuvvetlendirmek. Birçok politik önlemin tam olarak etkili olması isteniyorsa uluslarası düzeyde yeniden güçlendirilmesi gerekmektedir. DSÖ uygun ortaklıklar kurarak ve Avrupa bölgesi çapında işbirliği ağlarını kullanarak liderliği sağlayacaktır.Buna göre Avrupa komisyonu ile eşgüdüm özel öneme sahiptir.&#13;
DSÖ Bölge Ofisi, Avrupa Alkol Bilgi Sistemi aracılığı ile bu bildirge kararlarını yerine getirmeye yönelik Avrupa Bölgesi'ndeki süreci izleyecek, değerlendirecek (genç insanların katılımı ile) ve rapor edecektir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; Çeviri: Prof.Dr.Nazmi BİLİR; HÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı ABD Başkanı&#13;
Dr.Mahmut Sadi YARDIM; HÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı ABD Bşkl.Araştırma Görevlisi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>General</category><pubDate>13 Jun 06 16:06:51 GMT</pubDate><guid>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/4958/GEN%C3%87LER%20VE%20ALKOL%20%C3%9CZER%C4%B0NE%20B%C4%B0LD%C4%B0RGE</guid></item><item><title>Gençler neden cinayet işliyor???</title><link>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/4761/Gen%C3%A7ler%20neden%20cinayet%20i%C5%9Fliyor%3F%3F%3F</link><description>&lt;p&gt;         Gençler neden cinayet işliyor?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İlk ve orta öğretimde şiddet olayları ve aşk cinayetleri gün geçtikçe artmaktadır. Son aylarda yaklaşık 50 kişi hayatını kaybetmiştir. Sebebine baktığımızda koskoca bir HİÇ’i görüyoruz. Bir karıncayı dahi ezmemek için itina göstermesi gereken insanoğlu; basit bir kıskançlık uğruna rahatlıkla cana kıymaktadır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sebebini herkes farklı yorumlamasına rağmen, kahir ekseriyetin  kanaati; manevi boşluğun olmasına bağlamaktadır. Peki neden manevi boşluk oluştu? bunun nedenini bilmek gerekmez mi? &#13;
Asırlarca Türkler ve Müslümanları kendi hemegonyası altına almayı düşleyen zihniyetler bir türlü amacına ulaşamamıştır. Bütün yolları deneyen bu güruh en son çareyi maneviyatı yok ederek en sağlam kaleyi fethetmekte bulmuştur.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; Demek sorun ortada; Gelecek kaygısı taşımayan, gelecekle ilgili hiçbir plan ve projesi olmayan bir gençlik oluşturulmak istenmektedir.  Bu süreci hızlandıran ve zemin hazırlayan yerli ve çifte tandanslı medya, göbekleri çatlayana kadar bu ülkenin kaymağını yiyen patronlar, davulu içeride tokmağı dışarıda olan yerli işbirlikçiler ne yazık ki el ele vererek bu güzelim vatanın gençlerini hedef seçmişler. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yalan dolan kavramlarla  batı tarzı şehvet kokan eğlence tertipleriyle, güzellik yarışmalarıyla, kameralı entrikalarla, haya, mahremiyet duygularını alt üst eden yayın politikasıyla bu manevi buhran olayını başarılı bir şekilde oluşturmuşlar. Bu oyunu sezmenin zamanı gelmedi mi?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Genç bireyler için, bilime, teknolojiye, sevgiye, sosyal yaşantıya ve insanlığa giden tüm yollar kapanmış durumdadır. Gerek sistem gerekse de ülkemizin insanlarının siyasal ve sosyal yaşantısını etkilemede ve yönlendirmede 1. güç olan medyamız Alternatif çıkış yollarını cinsellik, şiddet, futbol, müzik ve sapkın yönelimleri genç dimağlara empoze ederek buluyor. İşte medyanın yapmış olduğu bu tahribat, bomba etkisini yaparak toplumsal bir şiddete dönüşüyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Küçük bir kız çocuğuna saldıran sapığın internetteki sapık sitelerden etkilendiğini, anasını babasını canice katleden canavar çocuğun yine televizyon filmlerinden etkilendiğini itiraf etmektedirler. Bu itiraflar iddiamızı doğrulamıyor mu?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Vatandaş olarak üzerimize düşen vazife; bu eğilimi gösteren medya ve yayın kuruluşlarını takip etmemektir. Zira o basın ve yayınları takip ederek ekmeklerine yağ sürüyoruz. Unutmayın! “Umuma gelen bela ve musibetler umumun hatasından ileri geliyor.” &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Zehirli bal hükmünde olan, kızlı-erkekli; balo, disko, bar yaşantısı gibi eğlence tertipleriyle gençlerin kafasındaki beyin ne yazık ki boşaltılmıştır. Tabiri caizse; “kafalar belden yukarı çalışmamaktadır.”&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; Düşünemeyen yorum yapamayan günü birlik yaşamayı ilke edinen bir gençlikten başka ne beklenir? Hayatın hiçbir anlamının olmadığını düşünen bir nesil, gelecek adına bir tehlike değil mi? “Din afyondur” mantığını gençlere empoze eden güçler kesinlikle eserleriyle övünebilir. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dini inanç, örf-adet, gelenek-görenek ve ülke değerleri gibi manevi kavramlar çocuğa benimsetilmediği sürece evde yetiştirdiğimiz her birey, gelecek adına potansiyel bir tehlike olacaktır. Evde kendi elimizle ne yazık ki cani, sapık, ve hayvani his ve hevesatla dolu bireyler yetiştireceğiz. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sevgili gençler! Her zehirin bir panzeri vardır; manevi hastalıklar yine manevi reçetelerle bertaraf edilebilir.  “Hayatınızı anlamlandırmak istiyorsanız; imanla hayatlandırınız, farzlarla zinnetlendiriniz ve günahlardan kaçınarak muhafaza ediniz”. Bunların yanı sıra, bilim ve teknoloji ile de müferreh seviyeye çıkınız. Aksi halde “bumerang cehennemi” sizi bekliyor. Tercih sizin…    Salih Ağrak (Tuna Gazetesi)&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>General</category><pubDate>06 Jun 06 14:59:39 GMT</pubDate><guid>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/4761/Gen%C3%A7ler%20neden%20cinayet%20i%C5%9Fliyor%3F%3F%3F</guid></item><item><title>Olumlu Gelişmeler</title><link>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/4119/Olumlu%20Geli%C5%9Fmeler</link><description>&lt;p&gt;	Olumlu gelişmeler…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Şimdiye kadar hep olumsuz durumlardan bahsettik. Bu gün de olumlu gelişmelerden bahsetmek istiyorum. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	EML öğrenci temsilcisi okul idarecilerinden uyuşturucu ile ilgili bir program yapma önerisini getirmesi,&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Çok programlı Liseden bir grup öğrencinin yanıma gelerek; zararlı alışkanlıklarla mücadele etmek istediklerini ve bu konuda yardım talebinde bulunmaları,&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Bursa yerel gazetelerinden Bursa’nın Sesi adlı gazete ile Emniyetin işbirliği sonucu hazırlamış olduğu “Uyuşturucu ve Madde Bağımlılığı” adlı broşürü tüm okullara göndermesi,&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Tüm okullarda resmi de olsa Yeşilay Haftası çerçevesinde “zararlı maddelerle mücadele” konularının işlenmesi,&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Kendi öğrencilerime sigara ile ilgili sunuyu izlettirdikten sonra “CD’ nin kopyasını alabilir miyiz? ailemize de göstereceğiz” diyerek ısrarla teklifte bulunmaları,&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Çarşıda veya çeşitli işyerlerinde beni gören tanıdıklar, “Hocam yazılarınızı takip edip istifade ediyoruz” diyerek, ardından tebrik etmeleri,&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Zaman zaman öğrencilerimin ellerinde kesilmiş gazete kupürleri ile yanıma gelerek: “Hocam yazılarınızı biriktiriyorum” demeleri,&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Tanıdık bazı arkadaşların telefonla arayarak “hocam bu günkü yazınızdan çok etkilendim. Teşekkür ediyorum” demeleri,&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Tanımadığım bir çok vatandaşın mail atarak duygu ve düşüncelerini ifade etmeleri gerçekten sevindirici ve güzel gelişmelerdir. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Bütün bunların içinde beni en çok etkileyen, öğrencilerin gönüllü olarak bu işe el atmalarıdır. Onları can-ı gönülden tebrik ediyorum. Gençlerde uyanan bu mücadele ruhu, beni bir hayli heyecanlandırdı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Gençlerin mücadelede yer almaları, arkadaş gruplarını etkileme bakımından  daha etkin bir rol oynamaktadır. Üzerimize düşen görev, bu gençlere yol göstermek, teşvik etmek aynı sırada ödüllendirmektir. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Zira, sürekli büyüklerden nasihat dinleyen gençler, bazen nasihatlere karşı duyarsız kalabilmektedir. Dolayısıyla, ters tepkilerin gösterilmesine neden olabilmekte ve inadına zararlı alışkanlıklara eğilim gösterebilmektedirler. Temennim bu duyarlı gençlerin sayısının her gün daha da artmasıdır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Unutulmamalıdır ki; Çanakkale savaşı sırasında toprağımıza kasteden düşmana karşı, gencecik bedenlerini siper ederek şehadet şerbetini içerek destanlaşan bir grup lise öğrencisi idi. Dün toprağımıza kasteden düşman kuvvetleri; bugün zararlı alışkanlıklara bulaştırarak bedenimize kastetmektedir. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Gençleri aldatarak, çeşitli entrikalarla kandırıp bataklığa sürüklemek suretiyle bir nesilleri tahrip etmeye çalışan güçler hiçbir zaman boş durmamış ve durmayacaktır da… Bu güçler tarafından kurulan tuzakları sezmek gerekir. Zira her genç, bu tuzaklara girmek için bir adaydır. Çok dikkatli ve uyanık olmalıyız.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Her zehirin bir panzehiri vardır. Gençleri doğru yoldan alıkoyan kötü arkadaşlar olduğu gibi; kötü insanları doğru yola getirecek olan da iyi arkadaşlardır. İşte yapmamız gereken bu iyi insanları  her yönden desteklemekle teşvik etmektir. Zira, iyi insanların takdir edildiği topluluklarda, gayri insani davranışlar, topluluk tarafından ayıklanarak dışlanmaktadır. Dışlanmak hissi insanlara ağır geldiğinden ötürü olumsuz davranışlar çabuk terk edilir. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Yıllar önce kurulmuş olan; Ahi Evran’ın öncülük ettiği Ahilik Müessesesinin en büyük düsturu: “eline, beline ve diline sahip ol” anlayışı ile dürüst bir esnaf kitlesini oluşturmuştu. Bu kurala uymayanlarla; alışveriş kesilir, ustalığı geçersiz kılınır ve sözüne itibar edilmeyerek  dışlanmaktaydı. Bu ağır cezaları göze alamayan esnaf; dürüst, ahlaklı ve faydalı üretim yaparak geçimini temin ederdi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Evet doğru ve yanlış ortadadır. İnsanın seçme şansı ise kendi elindedir. Tercihler yapılınca kader dediğimiz insanın ameli gerçekleşir. Ve bu amelden kesinlikle sorumluyuz. Kimse suçu kadere atamasın. Zira, kaderimizi kendimiz tayin ederiz. (Salih AĞRAK Tuna Gazetesi)&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>General</category><pubDate>07 May 06 04:25:34 GMT</pubDate><guid>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/4119/Olumlu%20Geli%C5%9Fmeler</guid></item><item><title>Modern Koçerolar...(!)</title><link>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/4118/Modern%20Ko%C3%A7erolar...%28%21%29</link><description>&lt;p&gt;           Modern Koçerolar…(!)&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Babam eski anılarını zaman zaman anlatırken dikkatimi çeken bir durumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Babama göre o zamanlar en büyük tehlike; eşkıyaların yol kesmesi ve haraç toplamalarıydı. Başı boş kalan mallar talan edilirdi. (Her ne kadar dinde yeri yoksa da) şartlar zenginin malını fakire helal kıldırmıştı.  Anlaşılan hırsızlık diz boyuydu. Hırsızlığı çok olanın namı da büyüktü… hep kendi kendime sormuşumdur neden hırsızlık? Yıllar sonra sebebini yine babamdan öğrenmiştim. Sebep iki kelimeydi: fakirlik ve cahillik…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Alkol, esrar, eroin ve madde bağımlılığı diye bir kelime yoktu lügatlerinde. Belli başlı tanınmış eşkıyaları vardı. Eşkıyalık, bir paye idi, bir makamdı. Adeta bir müessese gibi çalışırdı. Her yörenin bir sorumlusu vardı.  Mesela namı dört bir yana salınmış KEMALO, KOÇERO gibi eşkıyalar vardı. Adaleti onlar sağlıyordu. Çünkü devletin eli yetişemiyordu oralara. Asker değil eşkıya hakimdi. O eşkıyalar ki modern çağımızdaki adalet mekanizmasına taş çıkartacak türdendi. Adalet gecikmezdi, zira nerede adaletsizlik, zulüm adam kayırma, namussuzluk varsa eşkıya haberini alır almaz hemen olaya el atar ve mazlumun lehine sonuçlandırırdı. Onların korkusundan kolay kolay yanlışlar yapılmazdı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Bahsettiğim olaylar Cumhuriyetin kurulduğu yıllardı. Henüz hakimiyetin tam olarak kullanılamadığı Güneydoğu Anadolu’nun ücra köşelerinden birinde gerçekleşiyordu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Ne olursa olsun bağımsızlığını kazanmış demokratik bir ülkede eşkıyayı benimseyecek değiliz elbette. Ama bir gerçek vardır ki; kanunların dolduramadığı boşluklardan istifade edecek olan şer güçleri her zaman var olacaktır. Hem de Koçero gibi yapıcı değil! tam aksine yıkıcı bir şekilde… “geciken adalet adalet değildir” mantığı ne yazık ki toplumumuzda yerleşmiş ve bir kavram haline gelmiştir. Sağımızda solumuzda esrar, eroin, hap gibi maddeler çerez gibi satılmaktadır. Çevre köylerde, bostana kavun karpuz eker gibi; esrar tarlalarından bahsediliyor. Modern eşkıyalar kıyıda köşede cirit atıyorlar. Racon kesenler, çek senet mafiyası her tarafta kol gezmektedir. Güpegündüz insanlar soyuluyor bıçaklanıyor ya da silahla vuruluyor. Hapse giren bir yolunu bulup çıkıveriyor. Adalet gerçek anlamıyla tecelli etmiyor. Durum böyle olunca herkes kendini koruma adına silahlanarak toplumda büyük bir infiale sebebiyet verebilir. Devlet mekanizmasının işlenmediği ve can güvenliğinin olmadığı yerlerde yakında modern Koçerolar türemeye başlayacaktır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Şehirlerin en ücra köşelerinde hatta köylere kadar açılan ve denetlenmesi çok zor olan internet caffeler, geçler için büyük bir tehlike arz etmektedir. Çünkü şiddet oyunlarını oynayarak olumsuz etkilenmekte ve en ufak tartışmalar sonunda kavgalar olmakta ve kan akıtılmaktadır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Yine bir o kadar zararlı olan  ve hiçbir engelle karşılaşılmadan cinsel içerikli sitelerine girerek her türlü hayasızlığı öğrenmektedir. Bunun doğal sonucu olarak da her gördüğü karşı cins ilgi alanına girmekte ve ağına düşürmeye çalışmaktadır. Sonuç olarak her türlü sapkınlıklar çoğalmakta ve toplumda güven olayı zayıflamaktadır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Çoğu kişilerin anlamını bile bilmediği yabancı isimler altında açılan cafelerde gençlerin buluşması tuzaklardan biridir. Genellikle ilk tanışmaların yapıldığı “flört” ya da “çıkma” diye tabir ettikleri kuytu yerlerde esrar hap gibi maddelerin kol gezdiği bir gerçektir. Anne ve baba adaylarının muhakkak bunları bilmesi gerekir. Çok masum gibi gelebilen bu davranışlar ileride pişmanlığın fayda edemeyeceği sonuçları doğurabilir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Evela çocuğunuzun kiminle gezdiğini kiminle arkadaşlık ettiğini çok iyi bilmelisiniz. Ergen gençler bir değişim sürecini yaşadıklarından sıkıştıkları an yalana müracaat etmeleri sık rastlanan olaylardandır. Dolayısıyla ara sıra takip etmeniz gerekir. Testi kırılmadan önleminizi almanız gerekir. Öbür türlü iş işten geçmiş olur.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Atalarımız “kızını dövmeyen, dizini döver” sözüyle güzel bir ihtar etmişler. Ancak bu dövme işi bildiğiniz gibi olmasa gerek. Dövmekteki kasıt; uyarmaktır, nasihattir, yol göstermektir, doğru ile yanlışı öğretmektir. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Bir kere ebeveynler şuna dikkat etmeleri gerekir. Gençlerin “çıkma” tabir ettikleri flört, bir maceradır, Bir yanıltmadır ve sonu felakettir. Zira bu maceraya giren öğrencilerin ders diye bir sorunları kalmamaktadır. Birçok öğrencimi bilirim ne zaman ki bu illete kapılırsa başarı kendiliğinden düşmektedir. Zira aşıktır maşukunu düşünmektedir. Dersle alakası kalır mı? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Ya puronu içersin, ya da haccını yaparsın ikisi bir arada olmaz. Hem flört, hem ders ikisi birlikte yürümez. Başarının düşmesindeki temel taşı bu olsa gerek. (Salih AĞRAK Tuna Gazetesi)&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>General</category><pubDate>07 May 06 04:21:25 GMT</pubDate><guid>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/4118/Modern%20Ko%C3%A7erolar...%28%21%29</guid></item><item><title>SİGARA REKLAMLARINDA OYNAYAN ARTİSTLERİN AKİBETİ</title><link>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/3592/S%C4%B0GARA%20REKLAMLARINDA%20OYNAYAN%20ART%C4%B0STLER%C4%B0N%20AK%C4%B0BET%C4%B0</link><description>&lt;p&gt;         Elinde kemendi, dudaklarında daima yeni yakılmış bir sigarayla dünyanın en ünlü reklam simgelerinden biri olan Marlboro kovboyunun ailesi, başta Philiph Morris olmak üzere bazı sigara şirketleri aleyhinde dava açıldı. 1995' te akciğer kanserinden ölen kovboy David Mc Lean' in dul eşi ve oğlunun, "Nikotinin zararlarını kasten halktan sakladıkları" gerekçesiyle sigara firmalarına karşı dava başvurusu Texarkana Hakimi tarafından kabul edildi. 12 yaşından beri sigara içen Mc Lean 1960'ta Marlboro için poz vermeye başladı. ABD' de paketlere "Sigara sağlığınıza zararlı olabilir" ibaresi koyma zorunluluğu ise 1964 yılında yürürlüğe girdi. Lilo Mc Lean, eşinin bir tek reklam spotu için peş peşe 5 paket sigara içmek zorunda kaldığını söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;          Şöyle bir göz gezdirecek veya hafızamızı yoklayacak olursak benzerlerine de rastlarız:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;          Marlboro reklamlarında gördüğümüz Wayne Mc Laren, 1992 yılında 51 yaşında akciğer kanserinden öldü.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;          1950' li yıllarda ilk olarak 17 yaşında Lucky Strike sigaralarının reklamlarında, daha sonrada Chester Field sigaralarının reklamlarında baş artist olan Janet Sackman akciğer kanseri olmuştu.  Akciğerinin bir kısmıyla sesinin bir kısmını büyük ölçüde kaybetmişti. İlk dönemler sigarayı sadece dudağına götüren Janet, daha sonra gerçekçi olması için sigaraya başlamıştı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	1960 lı yıllarda Alpine adı verilen sigara markasının reklamlarında oynayan 67 yaşındaki John Moore'nin gırtlak kanseri olduğu açıklandı. Morore "o zamanlar bilmiyordum, ama aslında kendi ölümümün reklamını yapıyormuşum" dedi. john Moore'nin ses telleri ve soluk borusunun alındığı ve halen boynuna açılan küçük bir delikten solunum ve beslenme gibiihtiyaçlarını karşılayabildiği belirtildi. John Moor^'nin koku ve tat alma duyularını da kaybettiği kaydedildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;          1981-1987 yılları arasında Winston sigaralarının reklamında baş rolü olan Davıd  Goerlitz 35 yaşında felç oldu. Tatma duygusunu kaybeden sanatçı, vücudunu sol tarafını kontrol edemez hale geldi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;          Camel sigaralarının reklamlarında yer alan Will  Thornbury , 1992 yılında 56 yaşında kanserden öldü.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;          Marlboro reklamlarındaki kovboylardan biri olan Davıd Millar Jr. 1987 yılında sigara kullanmaktan dolayı yakalandığı anfizem hastalığından öldü.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>General</category><pubDate>05 Apr 06 14:42:56 GMT</pubDate><guid>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/3592/S%C4%B0GARA%20REKLAMLARINDA%20OYNAYAN%20ART%C4%B0STLER%C4%B0N%20AK%C4%B0BET%C4%B0</guid></item><item><title>BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU</title><link>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/3549/BU%20NE%20PERH%C4%B0Z%20BU%20NE%20LAHANA%20TUR%C5%9EUSU</link><description>&lt;p&gt;Kısa adı TAÇSAV olan Türkiye Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Vakfı bir gece düzenliyor. Konu Gençlerde şiddet, sigara, alkol ve uyuşturucu mücadelesi... &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hemde nerede biliyor musunuz? Ankara Şömine Barda&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Masalar rakı, şarap ve mezelerle donatılmış… konuklar sebil gibi bu zıkkımı içmiş (Vatan Gazetesi)&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Daha bitmedi ekonomik düzeyi düşük ailelerden seçilen başarılı 8 ilköğretim öğrencisine içkili yerde yapılan törenle “Örnek Türk Gençleri Ödülü” verilmiş.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TAÇSAV Genel Başkanı, aynı zamanda Büyükşehir Belediye Hastanesinde görevli olan Doç. Hasan Acar,  kadehlerin kalktığı gecede alkolün zararlarını anlatıyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dahası; hızını alamayan bu kitle kadehlere ara verip şehitler için saygı duruşu ardından İstiklal Marşı yetmedi Gençliğe hitabesi birde 10. yıl marşını söyleyerek ne kadar dürüst, ne kadar laik, ne kadar Atatürkçü ve ne kadar çağdaş olduklarını göstermişler…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Güler misin ağlar mısın???  Benim Ülkem daha neler görecek neler….(Yeni Asya Gazetesi- Davut Şahin)&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>General</category><pubDate>03 Apr 06 19:56:07 GMT</pubDate><guid>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/3549/BU%20NE%20PERH%C4%B0Z%20BU%20NE%20LAHANA%20TUR%C5%9EUSU</guid></item><item><title>ÖLÜMÜMÜN REKLAMINI YAPMIŞIM</title><link>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/3281/%C3%96L%C3%9CM%C3%9CM%C3%9CN%20REKLAMINI%20YAPMI%C5%9EIM</link><description>&lt;p&gt;1960 lı yıllarda Alpine adı verilen sigara markasının reklamlarında oynayan 67 yaşındaki John Moore'nin gırtlak kanseri olduğu açıklandı. Morore "o zamanlar bilmiyordum, ama aslında kendi ölümümün reklamını yapıyormuşum" dedi. john Moore'nin ses telleri ve soluk borusunun alındığı ve halen boynuna açılan küçük bir delikten solunum ve beslenme gibiihtiyaçlarını karşılayabildiği belirtildi. John Moor^'nin koku ve tat alma duyularını da kaybettiği kaydedildi.(18.03.2006 YENİ ASYA GAZETESİNDEN)&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;REKLAMLARDAN PARALARI GÖTÜRÜRKEN VE BİNLERCE İNSANA SİGARAYI HOŞ GÖSTERİRKEN AKLIN NEREDEYDİ? ALLAH'IN CONİSİ:)))&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>General</category><pubDate>19 Mar 06 05:52:16 GMT</pubDate><guid>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/3281/%C3%96L%C3%9CM%C3%9CM%C3%9CN%20REKLAMINI%20YAPMI%C5%9EIM</guid></item><item><title>BEDENİNİZ SİZLERE VERİLMİŞ BİR EMANETTİR</title><link>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/3264/BEDEN%C4%B0N%C4%B0Z%20S%C4%B0ZLERE%20VER%C4%B0LM%C4%B0%C5%9E%20B%C4%B0R%20EMANETT%C4%B0R</link><description>&lt;p&gt;      Genellikle zararlı alışkanlıklara, ilk önce masum gibi görünen sigara ile başlanır. Ortamlar ısındıkça bar merkezleri cazip gelmeye başlar; iş ilerleyince de uyuşturucu ve madde bağımlılığı sırasını alır. İşte asıl insan için felaket o zaman başlar. Gençler yalnızlığa, aileler dağılmaya, toplum ise yozlaşmaya başlar. Adım adım bir kültürün, bir neslin tahrip olması bu şekilde başlar. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Milli duygulardan, örf adetlerden, inanç ve kültürden uzaklaşan toplulukların normal bir hayat yaşaması mümkün değildir.  İşte asrımızın hastalıklarından; kapkaççılık, hırsızlık, racon kesmeler, şantaj, rüşvet, fuhşiyat, tehditler, adam öldürmeler vs. Bütün bunlar ne yazık ki ortak değerlerin öldürüldüğü; başı boş kalan ortamın eserleridir. Önlem alınmadığı sürece toplum olarak bu sancıları çekmeye devam edeceğiz demektir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yüce Mevla’m insanları tüm varlıkların en şereflisi olarak yaratmıştır. Emanet olarak da akıl ve beden vermiştir. Bizlere bahşedilen bu emanetlerden beden; beş duyu organımızı içinde barındıran bir kafestir. Akıl ise; geçmişten sorumlu, gelecekten endişeli ve halihazırda mesuliyeti taşıyan manevi bir hazinedir. Bu bedeni ve ruhi olan emanetleri, çeşitli zararlı maddelerle asıl gayelerine hizmet edemeyecek duruma getirmek,  emanete ihanet etmektir. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Halbuki bu organlarımız, hayatımızın idamesini sağlamak ve Yaradanımızı tanıyıp ona ibadet etmek için verilmiştir. Bu şuurla hareket etmek; her insan için maddi ve manevi bir sorumluluktur. Ne yazık ki bizler sigara, alkol ve uyuşturucu gibi zararlı maddeleri kullanarak; makinenin çarkları hükmünde olan temel organlarımızı tahrip ederek, fonksiyonlarını işlemez hale getirerek; bedenimize, aklımıza ve ruhumuza zarar vermekteyiz. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Allah bütün canlılara bir savunma mekanizması vermiştir. Ta ki kendilerine zarar verebilecek haşarat-ı muzzıradan  koruyabilsin. Gerçekten tüm canlılar bu mekanizmayı yerli yerinde kullanıyorlar.  Ne yazık ki  canlıların reisi, evlası ve en şereflisi olan insan, bu savunma mekanizması olan aklını, kendi  lehine değil de, aleyhine kullanmaktadır. Evet aklıyla övünen insanoğlu  -kabiliyet yönünden- bazen hayvanların bile daha aşağısına düşebilmektedir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İnsan ile hayvan arasındaki temel fark, insan aklıyla; hayvan ise içgüdüsüyle hareket etmesidir. Şayet insandaki beyin, içki veya uyuşturucuyla  uyuşturulursa; akıl durmuş ve fonksiyonunu yitirmiş demektir. Aklı olmayan bir insan hayvandan kat kat canavarlaşabilir. Yerine göre ne anasını ne de babasını tanır. Zira Allah’ı unutan kişinin; şefkat ve merhamet duyguları ortadan kalkar ve canileşir. Basın ve yayınlardan duyduklarımız ne yazık ki bu endişemizi teyit etmektedir. İşte annesini, babasını veya yavrularını doğrayan, boğazlayan insanlar sizce neyin eseridir? Trafiği kan gölüne çevirenlere bir bakın; koltuk aralarındaki kara şişeler bunun göstergesi değil mi? Onlarca masum insanı katleden canlı bombaların aklıyla hareket ettiklerini mi sanıyorsunuz? Ve daha neler…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;YÜCE ALLAH BİZLERİ AKLIYLA HARAKET EDEN KULLARINDAN EYLESİN. AMİN...
&lt;/p&gt;</description><category>General</category><pubDate>18 Mar 06 06:15:57 GMT</pubDate><guid>http://salihagrak.mylivepage.com/blog/24/3264/BEDEN%C4%B0N%C4%B0Z%20S%C4%B0ZLERE%20VER%C4%B0LM%C4%B0%C5%9E%20B%C4%B0R%20EMANETT%C4%B0R</guid></item></channel></rss>
