Girişuser Başvurusu
salihagrak
 

İMAN, İNSANI İNSAN EDER; BELKİ İNSANI SULTAN EDER. KÜFÜR, İNSANI GAYET ACİZ CANAVAR BİR HAYVAN EDER.


Favorilere Ekle Send me an e-mail
İlginç websiteleri
Diğer siteler
melihtunek Melih Tünek
adem79 Adem Gökkaya
gezgin38 abc def
hakverotoservice isa uzak
sinbas sinbas sinbas
En iyi yorumcu
breguet-price Breguet Price
Yorumlar: 1
piaget-review Piaget Review
Yorumlar: 1
Ziyaretçi
Təqvim
<
Ocak 2010
>
PztSÇPrşCCmtP
    123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
Abonelik
e-Posta: 
Ana Sayfasalihagrak / YAZI-MAKALE / General / Modern Koçerolar...(!)

Modern Koçerolar...(!)

0.00 (0)

GöndərənDaxil

salihagrak Mesaj gönder
salih agrak
Modern Koçerolar...(!)
1340 gün önce 07.05.2006 07:21:25 Alıntı('77827','77827','5','4118')">Spam rapor edin

Modern Koçerolar…(!)

Babam eski anılarını zaman zaman anlatırken dikkatimi çeken bir durumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Babama göre o zamanlar en büyük tehlike; eşkıyaların yol kesmesi ve haraç toplamalarıydı. Başı boş kalan mallar talan edilirdi. (Her ne kadar dinde yeri yoksa da) şartlar zenginin malını fakire helal kıldırmıştı. Anlaşılan hırsızlık diz boyuydu. Hırsızlığı çok olanın namı da büyüktü… hep kendi kendime sormuşumdur neden hırsızlık? Yıllar sonra sebebini yine babamdan öğrenmiştim. Sebep iki kelimeydi: fakirlik ve cahillik…

Alkol, esrar, eroin ve madde bağımlılığı diye bir kelime yoktu lügatlerinde. Belli başlı tanınmış eşkıyaları vardı. Eşkıyalık, bir paye idi, bir makamdı. Adeta bir müessese gibi çalışırdı. Her yörenin bir sorumlusu vardı. Mesela namı dört bir yana salınmış KEMALO, KOÇERO gibi eşkıyalar vardı. Adaleti onlar sağlıyordu. Çünkü devletin eli yetişemiyordu oralara. Asker değil eşkıya hakimdi. O eşkıyalar ki modern çağımızdaki adalet mekanizmasına taş çıkartacak türdendi. Adalet gecikmezdi, zira nerede adaletsizlik, zulüm adam kayırma, namussuzluk varsa eşkıya haberini alır almaz hemen olaya el atar ve mazlumun lehine sonuçlandırırdı. Onların korkusundan kolay kolay yanlışlar yapılmazdı.

Bahsettiğim olaylar Cumhuriyetin kurulduğu yıllardı. Henüz hakimiyetin tam olarak kullanılamadığı Güneydoğu Anadolu’nun ücra köşelerinden birinde gerçekleşiyordu.

Ne olursa olsun bağımsızlığını kazanmış demokratik bir ülkede eşkıyayı benimseyecek değiliz elbette. Ama bir gerçek vardır ki; kanunların dolduramadığı boşluklardan istifade edecek olan şer güçleri her zaman var olacaktır. Hem de Koçero gibi yapıcı değil! tam aksine yıkıcı bir şekilde… “geciken adalet adalet değildir” mantığı ne yazık ki toplumumuzda yerleşmiş ve bir kavram haline gelmiştir. Sağımızda solumuzda esrar, eroin, hap gibi maddeler çerez gibi satılmaktadır. Çevre köylerde, bostana kavun karpuz eker gibi; esrar tarlalarından bahsediliyor. Modern eşkıyalar kıyıda köşede cirit atıyorlar. Racon kesenler, çek senet mafiyası her tarafta kol gezmektedir. Güpegündüz insanlar soyuluyor bıçaklanıyor ya da silahla vuruluyor. Hapse giren bir yolunu bulup çıkıveriyor. Adalet gerçek anlamıyla tecelli etmiyor. Durum böyle olunca herkes kendini koruma adına silahlanarak toplumda büyük bir infiale sebebiyet verebilir. Devlet mekanizmasının işlenmediği ve can güvenliğinin olmadığı yerlerde yakında modern Koçerolar türemeye başlayacaktır.

Şehirlerin en ücra köşelerinde hatta köylere kadar açılan ve denetlenmesi çok zor olan internet caffeler, geçler için büyük bir tehlike arz etmektedir. Çünkü şiddet oyunlarını oynayarak olumsuz etkilenmekte ve en ufak tartışmalar sonunda kavgalar olmakta ve kan akıtılmaktadır.

Yine bir o kadar zararlı olan ve hiçbir engelle karşılaşılmadan cinsel içerikli sitelerine girerek her türlü hayasızlığı öğrenmektedir. Bunun doğal sonucu olarak da her gördüğü karşı cins ilgi alanına girmekte ve ağına düşürmeye çalışmaktadır. Sonuç olarak her türlü sapkınlıklar çoğalmakta ve toplumda güven olayı zayıflamaktadır.

Çoğu kişilerin anlamını bile bilmediği yabancı isimler altında açılan cafelerde gençlerin buluşması tuzaklardan biridir. Genellikle ilk tanışmaların yapıldığı “flört” ya da “çıkma” diye tabir ettikleri kuytu yerlerde esrar hap gibi maddelerin kol gezdiği bir gerçektir. Anne ve baba adaylarının muhakkak bunları bilmesi gerekir. Çok masum gibi gelebilen bu davranışlar ileride pişmanlığın fayda edemeyeceği sonuçları doğurabilir.

Evela çocuğunuzun kiminle gezdiğini kiminle arkadaşlık ettiğini çok iyi bilmelisiniz. Ergen gençler bir değişim sürecini yaşadıklarından sıkıştıkları an yalana müracaat etmeleri sık rastlanan olaylardandır. Dolayısıyla ara sıra takip etmeniz gerekir. Testi kırılmadan önleminizi almanız gerekir. Öbür türlü iş işten geçmiş olur.

Atalarımız “kızını dövmeyen, dizini döver” sözüyle güzel bir ihtar etmişler. Ancak bu dövme işi bildiğiniz gibi olmasa gerek. Dövmekteki kasıt; uyarmaktır, nasihattir, yol göstermektir, doğru ile yanlışı öğretmektir.

Bir kere ebeveynler şuna dikkat etmeleri gerekir. Gençlerin “çıkma” tabir ettikleri flört, bir maceradır, Bir yanıltmadır ve sonu felakettir. Zira bu maceraya giren öğrencilerin ders diye bir sorunları kalmamaktadır. Birçok öğrencimi bilirim ne zaman ki bu illete kapılırsa başarı kendiliğinden düşmektedir. Zira aşıktır maşukunu düşünmektedir. Dersle alakası kalır mı?

Ya puronu içersin, ya da haccını yaparsın ikisi bir arada olmaz. Hem flört, hem ders ikisi birlikte yürümez. Başarının düşmesindeki temel taşı bu olsa gerek. (Salih AĞRAK Tuna Gazetesi)




Yorumlar: 0 Görünümler: 276

Resimde görülen kodları giriniz
İsminiz
E-posta
Sadece site sahibi görebilir
WWW

Mövzu

Sən Wiki vəya HTML etiketləri mətində isdifadə edə bilərsiniz.



Saytda kimlər var?
İsimsiz: 4 İsdifadəçi: 0 (?)
Suistimal | MyLivePage tərəfindən yerləşdirmə | | © Kolobok smiles, Aiwan